Her hakkı saklıdır © İzinsiz alıntı yapılamaz ve kopyalanamaz.  Şaban BEYAZPINAR
www.beyazpinar.com


SANAL YANSIMALAR                                                                                31 TEMMUZ 2008


Havadan suya, sudan havaya yansıyan görüntüler; yaşamın içinden gelen; pek çok yansıma hayatımıza girer. Girer ve çıkar...

Bu yansımalardan biri de basın ve medyadaki aksimizdir.

Çok merak ederim, zaman zaman gazete sayfalarında yansıyanlara bakanlar ne kadar kendi yansımalarını görürler o sayfalarda? Ne kadarını görmezler?

İnsanımız gazete sayfalarına yansıyanlarda kendilerini bulamadıkları için, daha çok yansıtan bir araca yönelirler. “Işığa uçuşan gece kelebekleri gibi.” Bu yöneldikleri araç ışıltılı renkleriyle televizyondur.

Hangi yansımanın gerçek, hangisinin sanal olduğu zamanla karışır birbirine. Şaşırır insan. Hangisi sanal, hangisi gerçek yansımadır? diye.

Gerçekle gerçek olmayan, yalanla doğru, siyahla beyaz, bu ortamda karışır biri diğerine. Kafalar da karışır ruhlar da.

Hatta şaşkına döner insan.

Açıkçası ben de şaşırıyorum.

Ya siz sevgili okurlar?

Siz şaşırmıyor musunuz?

Yansımalarınıza bakınca kendinizi tanıyabiliyor musunuz?


Sanırım, büyük bir çoğunluk kendine aynada güzel bulan masallardaki kahraman gibi hissetmektedir. Ki, kimse sesini çıkartmamakta ve sessizliği; yanlışa ve yalana karşı  çıkmaya; tercih etmektedir.

Birileri çıkıp demez mi o zaman? Bu yansımalarınıza baktıkça ne görüyorsunuz?  diye…

Gerçekten bu yansımalarda ne görüyoruz?

Gerçekleri mi gerçek zannettiklerimizi mi? Yoksa, sanal yansımalarımızı mı?

Bu günlerde hepimizin gümüş sırlı, her şeyi olduğu gibi gösteren, aynalara ihtiyacımız var.

Yerel basına burada çok iş düşmektedir. Daha çok kendimizi görebildiğimiz gümüş sırlı aynalar gibi...

Aynalardan yansıyanların çıplak gerçekler olmasını umuyorum...




DİĞER YAZILARIM